Yine, yeniden Garanti Bankası…
Mart ayında yasalaşan yeni Bankacılık Kanuna göre bir bankanın müşterinin talebi olmadan onun adına kredi kartı düzenlemesi yasak.
(Bankacılık Kanunu MADDE 8 – Kart çıkaran kuruluşlar, talepte bulunmayan veya sözleşme imzalamayan kişiler adına hiçbir şekil ve surette kart veremezler.)
Yasa böyle bir de uygulamaya bakalım.
Garanti Bankası, şirketime kredi kartı yolladı. Kabul etmedim, geri yolladım.
Evime yolladılar, yine kabul etmedim, geri yolladım.
İki hafta sonra elime bir kredi kartı ekstresi geçti. Olmayan, geri yolladığım kredi kartının ekstresi…
Evet, bir harcama kalemi yoktu, sadece bana hediye ettikleri 2 YTL’lik bonus gözüküyordu. Ama öte yandan bir son kullanma tarihi, numarası falan olan, adıma düzenlenmiş ama benim sahip olmadığım bir kredi kartının ekstresiydi bu.
Hemen Alo Garanti’yi* arayıp bunun ne olduğunu öğrenmek istedim. Yaklaşık yarım saatlik bir insan sesi duyma çabalarımın ardından çağrı merkezindeki hanım ile konuştuğumda kendisi bana” Efendim, kredi kartını size yollayınca ekstre de hazırlanmıştır, Eğer siz kredi kartını teslim almadıysanız, sorun yoktur, merak etmeyin.” dedi.
Ne desem bilmem ki… Mazereti kabahatinden büyük
Tek suçum, çalıştığım şirketin maaşımı Garanti Bankası üzerinden ödüyor olması..
…
Öte yandan aynı bankanın İnternet bankacılık hizmetlerini kullanmak için birkaç aydır uğraş veriyordum. Neticede sorunun nereden kaynaklandığını anladım; hesabımı açan görevli benle hiç alakası olmayan bir numarayı cep telefonum olarak sisteme kaydettiğinden dolayı şifremi alamıyormuşum. Şubeye gitmek zorunda kaldım.
…
Müşteri odaklılık ve Garanti, benim zihnimde ne kadar uzaklar birbirlerinden bir bilseniz..
*Alo Garanti demişken, benim genelde çağrı merkezleri ile görüşme amacım onların belirlemiş olduğu konu şu ise x’e, konu bu ise y’ye, konus o ise z’ye basın sistemine uymuyor. Konuyu aktarıp da konuşabileceğim bir insan sesine (bilgisayar yerine) ulaşmam dakikalar alıyor.
Bunla ilgili bir arkadaşım bana başka bir bankanın çağrı merkezi ile olan görüşmesini anlatmıştı; “İnan, telefonu kulağımda tutmaktan elim yoruldu, telefonu hands-free’ye aldım, masanın üzerine bıraktım, işlerimi halletmeye koyuldum, diğer odalara gittim geldim, hala bekliyordum, kızdım, kapattım”
Guy Kawasaki’ydi sanırım, şirket üst düzey yöneticilerine tavsiyeler verirken, “Kendi şirketinizin çağrı merkezini bir sorununuz varmış gibi arayıp sorunu çözmeye çalışın” gibi bir öneride bulunmuştu.
Şiddetle banka yöneticilerine tavsiye ediyorum.
(Bankacılık Kanunu MADDE 8 – Kart çıkaran kuruluşlar, talepte bulunmayan veya sözleşme imzalamayan kişiler adına hiçbir şekil ve surette kart veremezler.)
Yasa böyle bir de uygulamaya bakalım.
Garanti Bankası, şirketime kredi kartı yolladı. Kabul etmedim, geri yolladım.
Evime yolladılar, yine kabul etmedim, geri yolladım.
İki hafta sonra elime bir kredi kartı ekstresi geçti. Olmayan, geri yolladığım kredi kartının ekstresi…
Evet, bir harcama kalemi yoktu, sadece bana hediye ettikleri 2 YTL’lik bonus gözüküyordu. Ama öte yandan bir son kullanma tarihi, numarası falan olan, adıma düzenlenmiş ama benim sahip olmadığım bir kredi kartının ekstresiydi bu.
Hemen Alo Garanti’yi* arayıp bunun ne olduğunu öğrenmek istedim. Yaklaşık yarım saatlik bir insan sesi duyma çabalarımın ardından çağrı merkezindeki hanım ile konuştuğumda kendisi bana” Efendim, kredi kartını size yollayınca ekstre de hazırlanmıştır, Eğer siz kredi kartını teslim almadıysanız, sorun yoktur, merak etmeyin.” dedi.
Ne desem bilmem ki… Mazereti kabahatinden büyük
Tek suçum, çalıştığım şirketin maaşımı Garanti Bankası üzerinden ödüyor olması..
…
Öte yandan aynı bankanın İnternet bankacılık hizmetlerini kullanmak için birkaç aydır uğraş veriyordum. Neticede sorunun nereden kaynaklandığını anladım; hesabımı açan görevli benle hiç alakası olmayan bir numarayı cep telefonum olarak sisteme kaydettiğinden dolayı şifremi alamıyormuşum. Şubeye gitmek zorunda kaldım.
…
Müşteri odaklılık ve Garanti, benim zihnimde ne kadar uzaklar birbirlerinden bir bilseniz..
*Alo Garanti demişken, benim genelde çağrı merkezleri ile görüşme amacım onların belirlemiş olduğu konu şu ise x’e, konu bu ise y’ye, konus o ise z’ye basın sistemine uymuyor. Konuyu aktarıp da konuşabileceğim bir insan sesine (bilgisayar yerine) ulaşmam dakikalar alıyor.
Bunla ilgili bir arkadaşım bana başka bir bankanın çağrı merkezi ile olan görüşmesini anlatmıştı; “İnan, telefonu kulağımda tutmaktan elim yoruldu, telefonu hands-free’ye aldım, masanın üzerine bıraktım, işlerimi halletmeye koyuldum, diğer odalara gittim geldim, hala bekliyordum, kızdım, kapattım”
Guy Kawasaki’ydi sanırım, şirket üst düzey yöneticilerine tavsiyeler verirken, “Kendi şirketinizin çağrı merkezini bir sorununuz varmış gibi arayıp sorunu çözmeye çalışın” gibi bir öneride bulunmuştu.
Şiddetle banka yöneticilerine tavsiye ediyorum.



0 Yorum:
Yorum Gönder
Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]
<< Ana Sayfa